
Hazîne

- cum'a mesajları (15)
- divân-ı ilhan (8)
- hakkında yazılanlar (8)
- hayatı (10)
- hâtıralar (11)
- kitâbe (9)
- makaleler (6)
- manzum tercümeler (2)
- mülâkatlar (5)
- sohbetler (2)
- şiirleri (7)
Son eklenenler...
-
Aşk ile uçtu gitti
Ömer Sami Hıdır, Abdullah Mesud Hıdır
Yüzakı Dergisi, Eylül 2023.
5 Ağustos 2023 Cumartesi günüydü. 86 yıllık bir hayata on ömür sığdırmış gibi dopdolu hatıralarla, hizmetlerle, gayretlerle, îman ve aşk dağarcığıyla sonsuzluğa doğru kanat açtı.
Osmanlı kültürüyle yetişmişti. Vakur bir şahsiyetti. Hâfız-ı Kur’ân’dı. Ârif bir şairdi. Emekli müftüydü. Hepsinin ötesinde güzel bir gönül insanıydı, sohbet ve muhabbet ehliydi. Bağrı daima aşk-ı ilâhîyle yanardı.
O, bizim İlhan ARMUTÇUOĞLU hocamızdı, hem de dedemizdi.
Çocukluğumuz onun kanatları altında geçti. Bildiklerimizin temel harmanı hep onun kanatları altında gerçekleşti.
İlâhî aşkı terennüm eden bülbül dilinin her daim bize açık olan o şefkatli kanatları, şimdi sonsuz yolculuğa açıldı:
Aşk ile uçtu gitti.
Zaten aşkı tarif ederken;
“–Aşk, mâlum Arapçadır ve;
ع ش ق
harfleri ile yazılır. Buna binaen gerçek âşık olmak için;
ع Ayn’ın ağzında ezilip, çiğnenmek,
ش Şın’ın testeresinde biçilmek ve
ق Kāf’ın karnında yoğrulmak gerekir.
Ömrü boyunca bu merhalelerden geçmeyen kimse, âşık olduğunu ispat edemez.” derdi.Dediği gibi de yaşadı ve böyle bir aşk ile uçtu gitti.
Gerek dostlarını ziyaret, gerekse ihvan kardeşleri ile sohbet ve hasbihâl gayesi ile seyahatlerde bulunur ve bu seyahatlerden büyük bir huzur duyardı. İhtiyarlık deminde bu seyahatlerin hasretini dile getirirdi:
“–Gençliğimizde daha fazla yolculuk yapardık. «Yollar hiç bitmese!» derdik. Çünkü her gittiğimiz yerde; sadece Allah için sevdiğimiz kardeşler ile bir araya gelir, faydalı mevzuları konuşur, sohbet ve zikirler yapardık.”
Şimdi işte böyle hasret ile ebedî vuslatın gerçek seyahatine çıktı, aşk ile uçtu gitti. Hâsılı hepimizin şahidlik ettiği güzel bir yaşayış ile;
Hak erenler mezhebinde bir ömür yâ Hak dedim…
Gündüzüm halk hizmetinde giceler yâ Hak dedim…
Nâm ü şâna meylim olmaz bir isimsiz dervişim!..
Âkıbet Namnam fakîri, bekçiyim yâ Hak dedim!..diyerek, aşk ile uçtu gitti.
Mübârek rûhu için üç İhlâs-ı şerif ve bir Fâtihâ-i şerîfe.

-
İlhân Armutçuoğlu’na…
Ömer Kirazoğlu (1)

Ömer Kirazoğlu, Yüksek Mimâr Mühendis Ne istersin, İlhân’cığım?
Selâmla, feryâdın geldi.
Ne istersin, İlhân’cığım?
Firkât, yüreğin mi deldi?
Ne istersin, İlhân’cığım?
Medine’de, kurmuş durâk,
Mi’râc için, bekler Burâk,
Elbet murâdın, verir Hakk,
Ne istersin, İlhân’cığım?
Söyle derdin ! Beyân olur,
Çokluğunu, sayân olur,
Ona da bir, payân olur,
Ne istersin, İlhân’cığım?
Sâhibimiz, Sâhib-kerem,
Duâ et ! Murâda erem,
Bir el, alıp da mı verem?
Ne istersin, İlhân’cığım ?
Ekmek aldın, tâş yerine,
Ketum oldun, fâş yerine,
Ayâk verdin, bâş yerine,
Ne istersin, İlhân’cığım?
Gürleyip, bir taşabilsem,
Nefisle, savaşabilsem,
Yanını, dolaşabilsem,
Ne istersin, İlhân’cığım?
Sesin, hâlâ gûşündedir,
Gelişin, dönüşündedir,
Vuslâtın, son işindedir,
Ne istersin, İlhân’cığım?
Denize bir dalamadın,
Dürr, diptedir alamadın,
Eşini mi, bulamadın?
Ne istersin, İlhân’cığım?
Mâzi de, Hâl de, ne kaldı?
Ne eledin de, ne kaldı?
Nihâyet, bir dene kaldı,
Ne istersin, İlhân’cığım?
Bir yanlış şey, yedim miydim?
Görmezlikten, geldim miydim?
Ben sana, demedim miydim?
Ne istersin, İlhân’cığım?
Gök dolusu, rahmet ola,
Gönül dolu, himmet ola,
Ağlıyorsun ; dola dola,
Ne istersin, İlhân’cığım?
Cümlemiz, Dünyâda yarım,
Benim yârim, benim yârim,
Doldurdu, bardağı yarım,
Ne istersin, İlhân’cığım?
N’olaydı âh ! N’olaydı,
Gönle, aşkı dolaydı,
Velev ki, bir ân olaydı…
Ne istersin, İlhân’cığım?
Gemiyi, ummâna saldın,
Dalgıç olup, dibe daldın,
İpini de, ele aldın,
Ne istersin, İlhân’cığım?
Devrân, bizim devrânımız,
Seyrân, bizim Seyrânımız,
Müemmendir, dört yanımız,
Ne istersin, İlhân’cığım?
Kapısında, bir bendeyim,
Şermendeyim, fermendeyim,
Gâh gedâ, gâh şeh-bendeyim,
Ne istersin İlhan’cığım?
Hakk bildirirse ; bilirsin,
Bildirmezse ; ne bilinsin,
Firasetine ne dersin?
Ne istersin İlhân’cığım?
Olmak gerek ki, olayım,
O’nun emriyle, dolayım,
Ne olursa ben, râzıyım,
Ne istersin, İlhân’cığım?
Düşündün mü ? Ebâ Fikret, ( 2 )
Ahvâli gör de ; bir fikret !
Yat, kalk da Mevlâ’ya şükret !
Ne istersin İlhân’cığım?
Ey ! Kabiliyet mazhârı,
Yırttın ! Perdeyi, astarı,
Penâh bildin ! Ol Settâr’ı,
Ne istersin, İlhân’cığım?
Kalblere, Rabbımız nâzır,
Hazret’in, huzûru hazır,
Kavuşmana eyle ! Nezir,
Ne istersin, İlhân’cığım?
Efendi’ne, gel götürem,
Derhâl, işini bitirem,
Murâdına da, yetirem,
Ne istersin, İlhân’cığım?
Binti, vermişsin Mekke’ye, ( 3 )
Gelmek isten, Medine’ye,
Allah , Allah, diye diye,
Ne istersin, İlhân’cığım?
Rabbim, ayırmasın sizi,
Ihvânı da, dizi dizi,
Bir eyledi : Siz’i, Biz’i,
Ne istersin, İlhân’cığım?
1 Şaban 1402, 1980.
Medîne-i Münevvere
(1) Yüksek Mimâr Mühendis
Ramazânoğlu Mahmud Sâmi ( K.S. )
Hazretlerinin dâmâd-ı âlisidir.
(2) Ebâ Fikret : Fikret’n babası.
Fikret : İlhan Hocamızın oğludur.
(3) Bint : Kız. Hocamızın damadı ; Mekke’lidir.
-
bir ömür Yâ Hak dedim…

Hak erenler mezhebinde bir ömür Yâ Hak dedim..
Gündüzüm halk hizmetinde geceler Yâ Hak dedim..
Nâm ü şâna meylim olmaz bir isimsiz dervişim!...
Âkibet Namnam fakîri, bekçiyim Yâ Hak dedim!...
İlhan Armutcuoğlu
-
leylâ ve mecnûn

Mecnûna soran olmuş adın nedir demişler, Leylâ!. Leylâdır demiş..
Güzellerin içinde en güzel kimi gördün?. Leylâ!. Leylâdır demiş..
Sabah erken saatte yolculuğun nereye?. Leylâya gidiyorum!..
Rü'yânda kimi gördün?. başkasını göremem, Leylâ!. Leylâdır demiş.
İlhan Armutcuoğlu
dervişler (10) dervişân (31) dil (4) divân-ı ilhan (3) dişçi mehmed efendi (3) dr hulusi baybal (2) dua (2) edeb (2) ehlullah (9) habibullah (2) haremeyn (9) havf ve reca (2) hayatı (2) ilhan armutçuoğlu (20) ilticâ (2) imam gazali (4) insanı kamil (3) kabe-i muazzama (3) kabir taşı kitâbesi (6) kalb (7) kitâbe-i seng-i mezâr (7) Kur'an-ı Kerim (5) Medine-i Münevvere (5) muhabbet (2) muhabbeti rasulullah (4) muhabbetullah (2) muhammed es'ad erbîlî (3) musa topbaş (4) Muğla evliyâları (4) naat (2) namnam kasrı (13) osman nuri topbaş (2) Peygamber Efendimiz (s.a.v.) (4) ramazanoglu mahmud sami (13) rasulullah (3) seyri süluk (12) Sünnet-i seniyye (2) tasavvuf (31) zikrullah (4) şiirler (2)
