ilhan armutcuoğlu hocaefendi

Gönül sultânlarına gönlümü verdim gitti..
Neyim varsa bezl ettim, akl ü idrâkim gitti..
Bir göz işâretinde saklıdır seyr u sükûn!..
Mürşîd-i asrı buldum, Yûnus’a döndüm gitti…
İlhan Armutcuoğlu

Hazîne

Son eklenenler...

  • Üstâdım Hazretlerine

    İlhan Armutcuoğlu


    Şem’ine pervânedir bây ü gedâ her gâh senin!.
    Emr u fermân sende Şâhım el senin tuğrâ senin!.
    Muntazır teşrîfine her bir dili âgâh senin!.
    Emr u fermân sende Şâhım el senin tuğrâ senin…

    Dâim illellah dürür îmânımız, ezkârımız…
    Arş-ı Rahmân’dan gelübdür demdebem efkârımız…
    Hadden efzûn eşkimizdir her seherde kârımız…
    Emr u fermân sende Şâhım el senin tuğrâ senin…

    Ravza-i Pâk-i Nebî’ye ilticâ ettim bu şeb…
    Bâb-ı Sıddîk’a sarıldım sıdk ile bir kez bu şeb…
    Mâverâ-yı aşka düştüm zahm-i firkatten bu şeb…
    Emr u fermân sende Şâhım el senin tuğrâ senin…

    Hazret-i Kâ’b İbn-i Mâlik dâr-ı mihnet-bârına..
    Hâlimi arz’a mecâl yok her iki reftârına..
    Bir beşâret yok mu Hak’dan bende-i nâ-çârına?..
    Emr u fermân sende Şâhım el senin tuğrâ senin…

    Yek nazar bestir Efendim rahm et Allah aşkına!..
    Dest-i red urma, kerem kıl afv et Allah aşkına!..
    Zâr u giryânındır İlhan lûtf et Allah aşkına!..
    Emr u fermân sende Şâhım el senin tuğrâ senin…

    İlhan Armutcuoğlu



  • Üstâdım Hazretlerine

    İlhan Armutçuoğlu


    Yüce düstûr-ı tarîkat, yüce âdâb u usûl..
    Alınıp dest-i ezel’den, sunulur dest’e usûl..
    Uzanır tâ be-kıyâmet bulur erbâb-ı vusûl..
    Alan el sen, veren el sen evet ey Fahr-i Rusül!.
    Vurulur Şeyhime el-hak o meşîhat mührü,
    Vurulan Tuğra-i Sâmî, vuran el emr-i Rasûl…

    O münevver yüze bir bak görünür vecd ü safâ..
    Yüce Devletlü Velî’den alınan ahd ü vefâ..
    Coşan ilk menbâ-ı hikmet o teveccüh o şifâ..
    Nazar-ı hazret-i Sâmî Eser etmiş ve kefâ..
    Vurulur Şeyhime el-hak o meşîhat mührü,
    Vurulan Tuğra-i Sâmî, vuran el emr-i Rasûl…

    Görünüşte iki sûret gibi lâkin kalb bir..
    Nice sîretler ezelden yoğrulmuş Rab bir..
    İçilen aşk u şerâbın kabı ayrı lüb bir..
    Biri Âl-i Ramazandır, biri vâris hep bir..
    Vurulur Şeyhime el-hak o meşîhat mührü,
    Vurulan Tuğra-i Sâmî, vuran el emr-i Rasûl…

    Ona peyk olmuş ezelden O Perî-rû O idi…
    Reh-i pâkinde gubâr olmuş O günden O idi..
    Dil-i Mâ’mûru tavâf eyleyen evvel O idi..
    Bütün esrâr-ı ledünnün küpü ancak O idi..
    Vurulur Şeyhime el-hak o meşîhat mührü,
    Vurulan Tuğra-i Sâmî, vuran el emr-i Rasûl…

    O göğüslerden emildi ledün ilmi bir ömür..
    Bir Onun çeşmine mâ’kes idi diller bir ömür..
    O Güzeller Güzelinden nefes almış bir ömür,
    Nice bin manzara artık Ona gülmez bir ömür..
    Vurulur Şeyhime el-hak o meşîhat mührü,
    Vurulan Tuğra-i Sâmî, vuran el emr-i Rasûl…

    Ona hizmetteki dikkat ve firâset ve hulûs,
    Oluyor menzile ermek için iksîr o hulûs..
    Bir ayağında çorap var, biri elde… O hulûs..
    Der-i Sultân’a müebbed düşürür kim o hulûs,
    Vurulur Şeyhime el-hak o meşîhat mührü,
    Vurulan Tuğra-i Sâmî, vuran el emr-i Rasûl…

    Bu sehâlar, O sehâvvetten eserdir lâ şek..
    Heme yoklukta sehâvet, heme varken lâ şek..
    Yüce ahlâkı Rasûlün, sulehânın lâ şek..
    Neyimiz varsa fedâ yüzdeki hâl’e lâ şek..
    Vurulur Şeyhime el-hak o meşîhat mührü,
    Vurulan Tuğra-i Sâmî, vuran el emr-i Rasûl…

    O Yüzün nûrunu leylinde göreydin bir kez..
    Harem-i Ka’be vü Zemzemde göreydin bir kez..
    Ve melekler Onu seyrinde göreydin bir kez…
    O Refâkate Refîkin …ve göreydin bir kez…
    Vurulur Şeyhime el-hak o meşîhat mührü,
    Vurulan Tuğra-i Sâmî, vuran el emr-i Rasûl…

    Ser-i Kûyünde Rasûlün o ne hürmet ne kemâl..
    Der-i Lütfunda Rasûlün ve ne ihsân-ü cemâl..
    Sofasında O Rasûlün bütün esrâr ile hâl…
    Dem-i âhirde Bâki’a verilir de O Kemâl,
    Vurulur Şeyhime el-hak o meşîhat mührü,
    Vurulan Tuğra-i Sâmî, vuran el emr-i Rasûl…

    Şeb-i vuslattı O Pîr’e, bize firkatti meded!..
    Kanayan kalplere merhem ta O günden ve meded..
    Elem-i firkati duydukça gönüller o meded..
    Yetişir himmet-i vâlâ-yı erâsetle meded…
    Vurulur Şeyhime el-hak o meşîhat mührü,
    Vurulan Tuğra-i Sâmî, vuran el emr-i Rasûl…

    Sana kul olmayı lütfet hemen ancak yâ Rab!..
    Ona ümmetliği lütfet hemen ancak yâ Rab!..
    Bize evlâdlığı lutfet hemen ancak yâ Rab!..
    Bütün ihvânına vuslat diler İlhan yâ Rab!..
    Vurulur Şeyhime el-hak o meşîhat mührü,
    Vurulan Tuğra-i Sâmî, vuran el emr-i Rasûl…

    İlhan Armutçuoğlu



  • Üns

    İlhan Armutcuoğlu


    Eyâ Hazret-i Sâmî!. meselsin mürüvvette!..
    Eller dâmenindedir dünyâda âhirette..

    Sen Halîfetüllahsın, zıllüllahi fi’l-arzsın!..
    Yâni ki sen sultânsın, serîr-i Muhammed’de..

    Sehm-i vilâyetinden irs aldığın bilirim!..
    Hem sehm-i nübüvvetten tâc-dârsın ümmette..

    Mahrem-i lika-yı zât, mazhar-ı cümle sıfât!..
    Nakleder cemî rüvât, bâbullahsın hilkatte..

    Bir kolun Nakşibendî, diğer kolun Geylânî!..
    Enfüs ile âfâkı cem’ eyledim sîrette..

    Yaşayan sünnetüllah, bir  ma’bed-i aşkullah!..
    Mürşid-i esrâr sensin, ittibâ-ı sünnette…

    Sehâb-ı zamân içre setr eyledin yüzünü!..
    Bedr-i hafâ olduğun müsellemdir elbette…

    Şefkatte bir güneşsin, sehâvette nehr-i Nîl!..
    Leyl-i Yeldâ-yı asır, setr ile uhuvvette..

    Gönlümdeki ummânlar hurûşânda sükûnda!..
    Cidâr-ı kalbe urur mevceleri halvette..

    Sıddîkî-çehre oldur, Bahâ-î-behre oldur!..
    Dehr’e Hâlidî oldur, Ahmedîdir devlette.

    Letâif-i aşere, nefiy ü isbât’a derken!..
    Murâkabât’a davran, Kutbumla ünsiyette..

    Keşf ile kerâmetin, esrâr u mâ’rifetin;
    Muntazır fermânına, kullarındır nevbette..

    Açılan cennet gibi, saçılan rahmet gibi!..
    Pest ile bâlâ bütün, raks ederek hizmette..

    Eller elin alanda, yoluna dil verende!..
    Gedâlar şâh olubdur, meydân-ı muhabbette..

    Ramazanoğlu Mahmud Sami Hazretlerinin kabrinde...
Cennetü’l-bakī‘ kabristanı...
Medine-i Münevvere
    Ramazanoğlu Mahmud Sami Hazretlerinin kabrinde…
    Cennetü’l-bakī‘, Medîne-i Münevvere

    Kamet-i bâlâsına, himmet-i vâlâsına,
    Rûh-i muallâsına kerrûbiyân hayrette..

    Atomda gizli kudret, tohumdaki kuvvesin,
    Gökte şimşek yerde sel, düşmana celâdette..

    “Kul yâ Hassân!. ve’r-Rûhu meak” buyurdu Nebî,
    Ol sebebden vecd ile cûş eylerim sohbette..


    İlhan Armutcuoğlu



  • Firkat

    İlhan Armutcuoğlu

    Güllü Köşk’ün kapısında gene aynı heyecân..
    Duruyor yerli yerince o mehâbet halecân…

    Dilimi sustura bilsem tuta bilsem der iken.
    Ne gezer yerle bir olmuş eşiğinde bî cân…

    Öperek okşayarak izlerini o kademin.
    Gözümü sürmeledim hâk-i rehinde nâlân…

    Güle bülbüllere sordum o çemenzâre dönüp,
    Hani nerde O Perî rû? Hani nerde cânân?..

    Ağamın gür sesi yok mu o kerem-çehre o cân?
    Gözümün nûru enîsim O güzel yüzlü Civân?

    Taradı gözlerim ol dâirenin balkonunu,
    Edivermez mi hirâmın diye tek şâh-ı cihân…

    Kelebekler gibi kondun o çiçekten o dala,
    O ağaçlar, o çiçekler, hep o dallar giryân…

    Şeh-i hûbânımı hasretle ararken nâ-çâr,
    Gönlümün tahtını ârâm edivermez mi nihân…

    O benim rûhumu sardı, ben onun dizlerini,
    Başıma yastık edindim de avundum lerzân.

    Açılan kalb-i enîsinde göründü ebvâb!..
    Yedi kat gökleri gördüm ve gezindim hayrân.

    O canım Tûbâ dalından süzülen gölgeleri,
    Alıp âheng’e verüptür salınan hûr-i cinân!..

    Bütün ihvânı dizilmiş otururlar yer yer,
    Kimi tahmîd ile meşgûl kimisinde Kur’ân..

    Beriden raks ile fevvâreler etmiş enhâr,
    Öteden boynun uzatmış öper eşcârı hemân…

    Uzanır ufku görünmez, görünür Arş-ı Hudâ,
    Dil-i ma’mûru içinde sekiz uçmağ lemeân…

    Ona tasvîre mecâlim ne de haddim yoktur!.
    Açılır çeşm-i basîret ede gör kim seyrân…

    Seni ey gözleri âhû sevebilmek mi desem,
    Günehimdan ne yüzüm var ne huzûr’a dermân!

    O güzel göğsüne yaslansam asırlar geçse,
    Akan ezmânı çevirsem yeni baştan deverân…

    Bunu hiç kimselere söyleme İlhan! dursun!
    Seg-i kûy olmağı her ân yüce devlet bil amân!..

    İlhan Armutcuoğlu


dervişler (11) dervişân (32) dil (4) divân-ı ilhan (3) dişçi mehmed efendi (3) dr hulusi baybal (2) dua (2) edeb (2) ehlullah (10) habibullah (2) haremeyn (9) havf ve reca (2) hayatı (2) ilhan armutçuoğlu (20) ilticâ (2) imam gazali (4) insanı kamil (3) kabe-i muazzama (3) kabir taşı kitâbesi (6) kalb (7) kitâbe-i seng-i mezâr (7) Kur'an-ı Kerim (5) Medine-i Münevvere (5) muhabbet (2) muhabbeti rasulullah (4) muhabbetullah (2) muhammed es'ad erbîlî (3) musa topbaş (4) Muğla evliyâları (4) naat (2) namnam kasrı (13) osman nuri topbaş (2) Peygamber Efendimiz (s.a.v.) (4) ramazanoglu mahmud sami (13) rasulullah (3) seyri süluk (12) Sünnet-i seniyye (2) tasavvuf (31) zikrullah (4) şiirler (2)

sefîne

← Back

Thank you for your response. ✨

Bize ulaşın:


← Back

Thank you for your response. ✨