Sami Efendimizle…

Mahmud Sami Ramazanoğlu Efendimizin hiç bir vakitte geciktiğine şahid olmadık.

Söz verilen saatten önce mutlaka beş, on dakika evvel buluşma yerinde hep hazır olurdu.

Sözleşilen saatte buluşulamadığında çok üzülürler ve nasıl olur da bir ihvan sözünde durmaz? diyerek taaccüb eder, hayretini gizleyemezdi.

Muhterem Üstaz (k.s.) hazretlerinin bu konu ile ilgili bir hatırasını muhterem İlhan Armutçuoğlu ağabey şöyle anlatmıştı:

İstanbul’a gittiğimizde Erenköy’ü ziyaret etmeden, Muhterem Üstaz’ın duasını almadan dönmezdik.

1970’li yıllardı.

Muhterem Üstaz (k.s.) hazretlerini ziyaret için randevu almıştık.

Aynı saatte bir başka kardeşimiz de acilen ve özel görüşmek için merhum Ömer Kirazoğlu abiye müracaatta bulunmuş.

Ömer abimiz de o kardeşimizin ısrarına dayanamayarak Sami Efendimize durumu arz etmiş.

Bunun üzerine Muhterem Üstaz (k.s.) hazretleri bizlere hayat ölçüsü şu nezaketi öğretircesine:

“-Evladım Ömer!
İlhan beye randevu verdik. O müsaade ederse…”
 buyurmuşlar.


Mahmud Sâmi Ramazanoğlu (k.s)Hazretlerinden Hâtıralar 2 – Söz Borçtur, Mustafa Eriş, Altınoluk Dergisi, 301, sayı, Mart 2011.